1. AYET
³ Kader / Allah'ın Kitabı.
³ Peygamberimizin kalem ile satıra döktüğü bir öğreti var. Kalem, Allah'ın doğrudan öğretmesine(vahye) aracılık yaptığı için ve işte o öğrettiği şeye vurgu yapılıyor. Aslında bu vahyin Allah'tan geldiğinin açıklığına ve O Sözlerin Hikmetine vurgu var.
³ Bu öğretinin Allah'tan gelmesi ve Hikmeti Kur'an'a bakarak anlaşılacağı için ilk ayette buna vurgu vardı. Bunlara bak ve anla ki bunlar Rabbi'nin nimeti ve vahiy yüzünden cinlenmiş olmadın. Burada Peygamberimize de Allah'ın psikolojik desteği var. Onların iddia ettiği gibi mecnun olmuş birisi değilsin deniliyor. Rabbi'nin nimetiyle birlikte sen Elçi olmuş olursun , mecnunluk ve buna benzer sıfatlara sahip olmazsın müsterih ol anlamı var. Burada En Şerefli Varlık Allah'ın Elçiliğini yapan da Şerefli olur anlamı var.
3. AYET
Ve senin için şüphesiz kesintisi omayan bir ecir vardır.
Bu Elçilik vazifen sürekli nesiller boyu ulaştığı kişilere kadar devam edecek ve sürekli ecrini almış olacaksın. Ölsek bile yaptığımız iyiliklerin ecrinin devam edebileceği de önemli bir Nefs vurgusu²
Şüphesiz Sen büyük bir yaratılış üzerinesin.
Bu Elçilik vazifesi ile büyük, yüce bir yaratılış üzerine olduğu ve cinlenmiş ve buna benzer iddialardaki olası düşük yaratılış durumlarını eliyor ayet.
5. AYET
Allah'ın Vahyini alıyorsun ve öyle olacak ki hakikatin Rabbi'nin Vahyi olduğu ortaya çıkacak. Ve onlar da görecek. Burada vahiy alanlar arasında gerekli şartlarda olan olumsal mana ortaya çıkıyor. O olumsal mana varsa o kişiler mutlaka başarılı olur ve hakikat ortaya çıkar.
Kimin fitne içinde olduğu ortaya çıkacak. Ve Peygamberimizin de Şerefli bir Elçi olduğu. Allah Peygamberimizin gönlüne su serpiyor bu ayetlerde.
Kuşkusuz Rabbin kimin Kendi yolundan saptığını En iyi Bilendir. Ve O doğru yolda olanları da En İyi Bilendir.
Ahlâkî olarak özümüzde tek doğru yol Allah'ın yoludur. Ve kim bu yoldan sapıttı kim doğru yolda bunu En İyi Bilen de Allah'tır. Öyle ki Peygamberimiz de sapıtan değil doğru yolda olan ve vahiy alandır.
Öyleyse yalayanlara itaat etme.
Allah kimin doğru yolda olduğunu kimin yanlış yolda olduğunu en İyi Bilendir. Onlar sana sapik derse de onların dediklerini benimseme. Gönlünde kabul etme. Allah'a karşı ahlâkî tutuma göre davran.
İstediler ki keşke sen hafife alsan da onlar da hafife alsalar.
Ve onlar Kur'an'a itaat de Allah'ın Vahyine olan tutumda hafife almayi ve böylece onlar da hafife almayi istediler. Ama Allah'tan bir Vahiy geliyorsa kullar en küçük noktasını dahi hafife alamaz.
10. AYET
Ve ahlâkî olarak yanlış yapan ve aşağılık olan kimseye hem dini hem de tüm konularda yemin de etseler itaat etme.
11. AYET
1 hemmazin kötüleyip duran همز
2 meşşa'in götürüp getiren مشي
3 binemimin söz
Kötüleyip durana , haksız yere söz taşıyana
² Din / Nefs
Haksız yere kötüleyip durana ahlâkî önemli konularda ve diğer konularda doğruyu kötüleyene, söz getirip götürene ... Bunlara uymaması konusunda ikaz da bulunuyor Allah Peygamberimize ve O'nun nezdinde herkese
12. AYET
1 mennain engel olan منع
2 lilhayri hayra خير
3 mua'tedin saldırgan عدو
4 esimin günahkar اثم
Hayra engel olana ve saldırgan günahkârlara.
² Din /nefs
Özellikle Surenin başında Peygamberize yanlış tutumda bulunanlar eleştirilirken sonrasında başka yanlış tutumlar da eleştiriliyor ve nefsin bunlardan uzak durması söyleniyor. Tüm ahlâkî yanlışlarda da ahlâkın Hükümdarı ve nefsimize ait olması gereken ahlâkî tutumun da Yargılayıcısı Allah'a karşı sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız. O Allah ki ahlâkın Hükümdarı ki bizdeki her ahlâkî yükümlülüğü sorgulayandır.
13. AYET
1 utullin kaba عتل
2 bea'de sonra da بعد
3 zalike bundan
4 zenimin kötülükle damgalı زنم
Zorba ve sonra da kötülükte damgalı olanlara !
²Din / nefs
Artık ahlâkî anlamda kötü olana ve bu karakteri olanlara uyulmaması kötü davranışlarının en önce kalben gönülden itaat edip kabul edilmemesi benimsenmemesi vurgulanıyor.
14.AYET
1 en diye
2 kane olmuş كون
3 za sahibi
4 malin mal مول
5 ve benine ve oğullar بني
Mala ve oğullara sahip oldu diye !
² Din / Nefs
Bunlara sahip olduğu ve kendini güçlü görüp muhtaç sanmayıp artık kendi kendini karşılayan bir kibre sahip olduğunu sandığı için. Bu haksız , olmaması gereken kibir seviyesidir.
15. AYET
1 iza zaman
2 tutla okunduğu تلو
3 aleyhi kendisine
4 ayatuna ayetlerimiz ايي
5 kale der قول
6 esatiru masallarıdır سطر
7 l-evveline eskilerin اول
Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman eskilerin masallarıdır der !
2 Din / Nefs
Önceki ayette belirtildiği kibir seviyesinden dolayı Allah'a karşı ahlâkî uyması gereken tutuma uymaz. En Yüce Allah vardır ve O Yüce Allah'ın hitabını da can kulağıyla en değer verdiğimiz şey olarak dinlememiz gerekirken haksız kibri bu kibrin gerçek Sahibi Allah'ı unutturmuş ve hem esas ahlâkî yanlış yapmış böylece esas ahlâkî yanlış esas konumdaki Allah'ı da unutturmuş ve Allah'a karşı ahlâkında kendi esas ahlâkî yanlış yaptığı için yanlış yapmış birisi anlatılıyor. Öyle ki Allah Kendisine karşı yanlış ahlâkî tutumu ciddi şekilde eleştiriyor.
16. AYET
1 senesimuhu biz onu damgalayacağız وسم
2 ala üzerini
3 l-hurtumi burnunun خرطم
Onun burnunu sürteceğiz.
¹ Din / Allah
Allah'ın Yüce Özellikleri ahlâka göre konumu ve O'na ahlâkî yanlışta olana karşı tutumu bunun ciddi iş olduğu anlaşılıyor. Allah'ın kötülüğe karşı Kahhar olması ile ilgili ayet.
17. AYET
1 inna elbette biz
2 belevnahum bunlara da bela verdik بلو
3 kema gibi
4 belevna bela verdiğimiz بلو
5 eshabe sahiplerine صحب
6 l-cenneti bahçe جنن
7 iz hani
8 eksemu onlar yemin etmişlerdi قسم
9 leyesrimunneha bahçeyi mutlaka devşireceklerine صرم
10 musbihine sabah olunca صبح
Ekbette biz bunları bela verdik tıpkı bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi toplayacaklarını sözleştirmişlerdi.
² Din / Nefs
Allah'ın yine Kahhar özelliğini Esas ahlâksızlığı yapanlara verdiği anlatılıyor. Ve buna bir örnek veriyor.
18. AYET
1 ve la ve
2 yestesnune istisna da etmiyorlardı ثني
İstisna da etmiyorlardı.
² Din / Nefs
Öyle ki kesin bilginin Sahibi Allah olduğu halde kendilerini öyle konumlandırıyorlardı ki o bilgiye sahip olmadan yine kesinmiş gibi davranıyor istisna durumların olabileceğini göz ardı ediyorlardı. Olumsal bir duruma da dikkat çekiyor Kur'an. Onlara göre olumsal bir durum olmasına rağmen istisnaları küçük ihtimalleri de göz ardı edip kesin gibi davranıyorlar.
19. AYET
1 fetafe fakat sardı طوف
2 aleyha onu
3 taifun dolaşıcı bir bela طوف
4 min -nden
5 rabbike Rabbi- ربب
6 vehum ve onlar
7 naimune uyurlarken نوم
Fakat onlar uyurlarken Rabbinden gelen dolaşıcı (bela) onu (bahçeyi) sardı .
¹ Din / Allah
Allah'ın Gazabı ile ilgili Ahlâkî özleri kötü olana karşı Allah'ın Kahhar Olması adına. Biz de ahlâkî özümüzde kötü olursak İlâhi kaderde Allah'ın Gazabı olan bir ölçü ile cezalandırılırız.
20. AYET
1 feesbehat (bahçe) kesiliverdi صبح
2 kassarimi simsiyah صرم
O simsiyah kesildi .
¹ Din / Allah
Allah'ın Gazabı ile ilgili örnek
21. AYET
1 fe tenadev birbirlerine seslendiler ندو
2 musbihine sabahleyin صبح
Sabah birbirlerine seslendiler.
¹ Din / Allah
Allah'ın Gazabı ile ilgili örnek
22. AYET
1 eni diye
2 gdu erkenden gidin غدو
3 ala
4 harsikum ekininize حرث
5 in eğer
6 kuntum كون
7 sarimine devşirecekseniz صرم
Ekininizi toplayacaksanız erkenden gidin diye.
¹ Din / Allah
Allah'ın Gazabı ile ilgili örnek . Erkenden gitmeleyi istemelerinin nedeni sonraki ayetlerde belirtiliyor. Buradaki niyetlerini sonradan açığa vuruyorlar.
23. AYET
1 fentaleku derken yürüdüler طلق
2 vehum ve onlar
3 yetehafetune fısıldaşıyorlardı خفت
Derken yürüdüler , fısıldaşıyorlardı
¹ Din / Allah
Allah'ın Gazabı ile ilgili örnek
24. AYET
1 en diye
2 la
3 yedhulenneha sakın sokulmasın دخل
4 l-yevme bugün يوم
5 aleykum yanınıza
6 miskinun hiçbir yoksul سكن
Sakın bugün yanınıza hiçbir yoksul sokulmasın diye !
2 Din / Nefs
Yoksula karşı ahlâkî tutum var. Allah'a karşı doğru olan buna çok dikkat eder. Allah zira ahlâkî önemli konularda Gözeticidir.
25. AYET
1 ve gadev ve erkenden gittiler غدو
2 ala
3 hardin engellemeye حرد
4 kadirine güçleri yettiği halde قدر
Ve ellerinin geldiğince engellemek üzere erken gittiler.
² Din / nefs
Ahlâkî olarak kötü bir düşüncenin
26. AYET
1 felemma fakat
2 raevha bahçeyi görünce راي
3 kalu dediler قول
4 inna elbette biz
5 ledallune biz (yolu) şaşırdık ضلل.
Fakat bahçeyi görünce muhakak biz şaşırdık dediler.
²Din / nefs
Onların yolu şaşırması somut olsa da esas olarak hidayet yolunu şaşırdılar.
27. AYET
1 bel hayır
2 nehnu biz
3 mehrumune mahrum bırakıldık حرم
Hayır biz mahrum bırakıldık
²Din / nefs
İyiliği engellemeye çalışan İlâhi kaderde illa ki Allah'ın Kahrına denk bir iş yapıyordur. Kimi bu örnekte olduğu gibi Rahmetten mahrum bırakılmış olur
28. AYET
1 kale dedi قول
2 evsetuhum orta yol üzere olanları وسط
3 elem
4 ekul ben demedim mi? قول
5 lekum size
6 levla gerekmez miydi?
7 tusebbihune tesbih etmemiz سبح
En makul düşünenleri ben size tesbih etmemiz gerekmez miydi dememiş miydim dedi .
² Din / nefs
Allah'ı tesbih etmek : Esmalarına karşı doğru tutum almak. Allah'ı Azim İsmiyle tespih etmek. Esas Azim olanın Allah olduğunu ve O'nun bu Esmaya Kendiliğinden Sahip olduğunu ve bizim ise O'nun vereceği azamete muhtaç olduğumuzu hatırlamak. Tüm Esmaları için bu geçerli. Örneğin cansız varlıklar farkında olmasa bile Allah'ın onlara verdiği Kudrete göre davranarak Allah'ın İlmini Tespih etmiş oluyorlar.
Biz de ahlâki doğru şekilde Allah'ı tespih etmeliyiz. Öyle ki onlar kendilerine verilen nimetin esas olarak Allah'tan olduğunu bilmeli ve hakkı olana da ulaştırmalı. Zira Allah bize o nimeti verdiyse dahi her zaman hakka göre davranmayı ve yoksullara ulaştırmayı da emreder.Bu örnekte bu konuda geri kaldılar ama esas olarak her konuda olması gerekeni yapmalıyız. Bu örnek özelinde de zekâtın önemi vurgulanmış
29. AYET
1 kalu dediler قول
2 subhane tesbih ederiz سبح
3 rabbina Rabbimizi ربب
4 inna doğrusu biz
5 kunna كون
6 zalimine zulmedenlermişiz ظلم
Rabbimiz Sen münezzehsin ve muhakkak ki biz zalimlerden olmuşuz dediler. Her zaman temel ilke insanlar sapıtır sonra gazap gelir ve zulmeden olurlar , Allah ise delalette bırakır.
² Din / nefs
Allah'ın verdiği felaket ile İlâhi kaderde Allah'ın onlara Gazabı ölçüsünde davrandığı ve buna neden olan hatalarını anlıyorlar. Ve tekrardan muhtaç olduklarını ve esas Münezzeh olan Allah'ın adaletine göre davranmaları gerektiğini anlamış oluyorlar.
30.AYET
1 feekbele dönüp başladılar قبل
2 bea'duhum bir kısmı بعض
3 ala
4 bea'din diğerini بعض
5 yetelavemune kınamağa لوم
Ardından birbirlerini kanamaya başladılar.
² Din / nefs
Yanlış yaptıklarından dolayı birbirlerinin nefslerini kınıyorlar.
31. AYET
1 kalu dediler قول
2 ya veylena yazık bize
3 inna elbette biz
4 kunna كون
5 tagine azgınlarmışız طغي
Yazık bize. Elbette biz azgınlar olmuşuz dediler.
² Din / nefs
Yanlışlarından dolayı nefslerini kınayıp bu yanlışlarının farkına varıyorlar.
32. AYET
1 asa belki عسي
2 rabbuna Rabbimiz ربب
3 en
4 yubdilena bize onun yerine verir بدل
5 hayran daha iyisini خير
6 minha ondan
7 inna elbette biz
8 ila
9 rabbina Rabbimizi ربب
10 ragibune arzulayanlarız رغب
Belki Rabbimiz bize ondan daha iyisini verir. Elbette biz Rabbimizi arzuyanlarız.
² Din / nefs
Tekrar Rablerine dönmenin ve böylece Allah'ın dilerse tekrar Rahmeti ile müdahale edeceğinin farkına varıyorlar. Aslında bu örnek biraz da topyekûn Salih amellerimizi yani bizim dünyadaki ekinimizi anlatıyor. Bu ekini oluştururken ahlâki gerçekleri kaale almıyoruz. Başkalarına yardım etmemeyle , Allah'ı tespih etmeme ile kendi ekinlerimize Gazap ekiyoruz. Ve ne ekersen onu biçiyoruz. Ve kötülükte toplumda birlik oluyoruz. Ve nihai sonuç kötü oluyor. Yeter ki doğruya dönelim ve tekrardan Allah'ın Rahmetini umalım.
33. AYET
1 kezalike işte böyledir
2 l-azabu azab عذب
3 veleazabu ve azabı ise عذب
4 l-ahirati ahiret اخر
5 ekberu daha büyüktür كبر
6 lev keşke
7 kanu idi كون
8 yea'lemune bilseler علم
İşte azap böyledir ve Ahiret azabı en büyük olandır. Keşke bilselerdi.
³ Kader / ahiret
Burada azabın bir kısmının Rahmetten kesinti olduğu ve sefalette bıraktığı anlatılıyor. Ahiret azabının ise hem Manevî anlamda Allah körlük içinde bırakacağı hem de çok daha büyük azap olacağı vurgulanıyor. Ahiretin azabı yani ahlâkî sınavın sonucunun ciddi olacağı da vurgulanıyor.
34.AYET
1 inne şüphesiz
2 lilmuttekine muttakiler için vardır وقي
3 inde katında عند
4 rabbihim Rableri ربب
5 cennati bahçeleri جنن
6 n-neiymi ni'met نعم
Şüphesiz korunanlar için Rableri'nin katında nimet bahçeleri ( cennetleri ) vardır.
³ Kader / ahiret
Ve Allah'ın iyiliği en güzel şekilde ödüllendireceği söyleniyor.
35. AYET
1 efenec'alu biz yapar mıyız? جعل
2 l-muslimine müslümanları سلم
3 kalmucrimine suçlular gibi جرم
Müslümanları suçlular gibi yapar mıyız ?
³ Kader / ahiret
Aslında burada ahiretin Sünnetullah'ta karşılığı var. Allah'ın iyi ile kötüyü daima sonuçları ile de ayıracağı en ufak noktada dahi hesaba katıp ayıracağı ilkesinin sonucu vurgulanıyor. Ve Allah bir örnekle Tespihi , ahlâkî , dünya hayatındaki sınavı , sonucunu çok güzel bir örnek üzerinden açıklıyor. Yeter ki okumayı bilelim. Ve hakkıyla okuyarak anlayalım ve ona göre davranalım.
36. AYET
1 ma
2 lekum neyiniz var?
3 keyfe nasıl كيف
4 tehkumune hüküm veriyorsunuz حكم
Neyiniz var nasıl hüküm veriyorsunuz ?
² Din / nefs
Bu kadar hakikatler gerçekken niye ahlâkî olmayan hükümler alıyorsunuz ? Bu kadar insan için hem değer hem fayda hem hakikat hem güzellik açısından... en önemli hükümler varken nasıl hüküm alıyorsunuz ?
37. AYET
1 em yoksa
2 lekum sizin var mı?
3 kitabun bir Kitabınız كتب
4 fihi onda (mı?)
5 tedrusune okuyorsunuz درس
Yoksa sizin Bir Kitabınız var da onda mı okuyorsunuz ?
² Din / nefs
Allah nefse hakikat kitabını sunmuşken siz neye göre karar alıyorsunuz. Makul bir şekilde doğruyu aldığınız bir Kitabınız var da ona gire mi hüküm alıyorsunuz ? Oysa ki mutlak Doğru Olan Allah'ın hükümlerine uymak kul için olması gereken doğal olandır
38. AYET
1 inne şüphesiz
2 lekum sizin için var
3 fihi onda
4 lema her şey
5 tehayyerune istediğiniz خير
İstediğiniz her şey onda sizin için var.
² Din / nefs
Nefsinize göre her istediğinizi ahlâkî kriterden geçmemiş şekilde yapabileceğinizi söyleyen bir Kitap. Çünkü siz tamamen sadece isteğinize göre davranıyorsunuz. Hüküm alırken bir şeyi istiyorsam ve beni mutlu ediyorsa haz veriyorsa bu yeterlidir benim için anlayışı eleştiriliyor. Ahlâka böyle düşük seviyede değil gerçekten anlamlı yüce bir seviyede bakabiliriz din ile.
39. AYET
1 em yoksa
2 lekum sizin -mı var?
3 eymanun anlaşma يمن
4 aleyna üzerimizde
5 baligatun sürecek بلغ
6 ila kadar
7 yevmi gününe يوم
8 l-kiyameti kıyamet قوم
9 inne şüphesiz
10 lekum sizindir
11 lema ne
12 tehkumune hükmederseniz حكم
Yoksa üzerimizde kıyamet gününe kadar sürecek anlaşmalarınız mı var ne hükmederseniz hükmedin diye !
¹ Din / Allah
Allah asla boş bir anlam ile yarattığını ne yapacağını umursamadan bir yaratma yapmaz. Allah'ın Kendi Esmalarına aykırı bu.
40. AYET
1 selhum sor onlara سال
2 eyyuhum onların hangisi?
3 bizalike buna
4 zeiymun kefildir زعم
Sor onlara hangisi buna kefildir ?
² Din / nefs
Hiçbir insan kökeninde Allah'ın garantisi olmadan bir şeye kefil olamaz. Dolayısıyla ahlaksızlık yapmak için hiçbir makul nedenleri yoktur. Bunu anlasınlar diye Allah onlara sorular sorarak gerçeği hatırlatıyor.
41. AYET
1 em yoksa
2 lehum kendilerinin -mı var?
3 şuraka'u ortakları- شرك
4 felye'tu o halde çağırsınlar اتي
5 bişurakaihim ortaklarını شرك
6 in eğer
7 kanu iseler كون
8 sadikine doğrulardan صدق
Yoksa onların ortakları mı var ? O halde eğer doğru söyleyenler iseler ortaklarını çağırsınlar.
² Din / nefs
Allah'ı Esas Hükümdar olarak kabul etmeyip ahlâksızlıklarını onaylayacak Güç Kudret ve Hüküm konusunda Allah ile yarışacak onların Allah'a ortak koştukları yalancı İlahları mı var ? Böylece Allah ile yarışacak ve kendi kötü ahlâksızlıklarını kabul ettireceği ortakları.
Öyleyse çağırsınlar bakalım öyle gücü olan Birisi varsa herhangi bir şekilde O ortakları gösterin bakalım. Anlamsalsa anlamsal bir anlam ile mi gösterin ve bu konuda çağırmış olun makul delil sunmuş olun.
42. AYET
1 yevme gün يوم
2 yukşefu açılacağı, sıvanacağı كشف
3 an
4 sakin bacakların سوق
5 ve yud'avne ve da'vet edilecekleri دعو
6 ila
7 s-sucudi secdeye سجد
8 fela
9 yestetiune güçleri yetmez طوع
Gerçeklerin açığa çıkacağı gün secdeye davet edilecekler fakat güçleri yetmeyecek.
³ Kader / Ahiret
Allah öyle kullarını sever ki ancak ahlâkî olarak doğru nedenleri yapsın ki diğer dünyada da manevî olarak doğru olsun ve başarıya ulaşsın. Başarıya ancak ahlâkî doğruluk üzerine yaşayanlar erişir.
43. AYET
1 haşiaten korkuyla خشع
2 ebsaruhum gözleri بصر
3 terhekuhum onları kaplar رهق
4 zilletun bir zillet ذلل
5 ve kad halbuki
6 kanu كون
7 yud'avne da'vet edilirlerdi دعو
8 ila
9 s-sucudi secdeye سجد
10 vehum onlar
11 salimune sağlam iken سل
Gözleri korkar ve zillet duygusu onları kaplar. Hâlbuki onlar fırsatları varken secdece davet edilirlerdi.
² Din / nefs
Allah'a karşı ahlâkî sonuçlarını anlarlar ve başarılı olamazlar ve bu kötü sonuç onları mahveder. Oysa sağlam iken doğru zamanda secde etselerdi ahlâkî doğruya uysalardı şimdi başarılı olurlardı. Ahiretteki bu kötü tablo anlatılıyor ki fırsatı varken doğruyu yapalım.
44. AYET
1 fezerni bana bırak وذر
2 ve men kimseyi
3 yukezzibu yalanlayan كذب
4 bihaza bu
5 l-hadisi sözü حدث
6 senestedricuhum onları derece derece yaklaştıracağız درج
7 min
8 haysu yerden حيث
9 la
10 yea'lemune bilmedikleri علم
O halde bu sözü yalanlayan kimseyi bana bırak. Onları bilmedikleri yerden derece derece yaklaştıracağız
³ Kader / İlâhi kader
Allah'ın İlâhi kader planında kim ne kadar kötülük yaptıysa Allah o derecede sona yaklaştırır. Bu İlâhi kaderi bilemeyiz çok derindir. Ama bilin ki kafirlik yapan yalanlayana Allah ona göre bir İlahi ölçü ile dünyasını çizer ve sapıklığına izin vererek sona yaklaştırır. Bu dünyada geçici hazzı yaşasa bile bu İlâhi bir tuzaktır kendisi bunu hak ettiği için. Ayrıca Allah'a karşı ahlâkî sorumluluğun cezasını da Allah verir. Kul ceza için değil kendini düzeltmek adına bir şeyler yapmalıdır. İlâhi ceza niteliğinde kararlar almamalıdır. Örneğin hırsızlık yapan esas olarak Allah'a yapar bu esas cezayı Allah verir ama bizim cezamız bize karşı zararı dokunduğu içindir. Bu mekanizmayı daha iyi anlamaya çalış
45. AYET
1 ve umli mühlet veriyorum ملو
2 lehum onlara
3 inne doğrusu
4 keydi benim tuzağım كيد
5 metinun sağlamdır متن
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.
³ Kader / İlâhi Kader
Allah gönül olarak kötülüğü benimseyenlere fiillerinde kötülük yapanlara öyle İlâhi kader takdir eder ki onlar dünyanın içinde bir de baksrlar hayat bitmiş ve ahirette gerçek ceza ile karşıt karşıya kalmışlardır. O bakımdan fiillerinde gönlünde olabildiğince iyiliği seç ve yücelt. Gönül de iyiliği yüceltmek de Salih ameldir. Tespih ile çeşitli yollarla olabilir. Ve Allah'a samimi olarak gönlünde ahlâkın özünü seçmeyenin diğer eylemlerinde de ahlâkî esas amaçla yaptıkları söylenemez.
46. AYET
1 em yoksa
2 teseluhum sen istiyorsun (da) سال
3 ecran bir ücret (mi?) اجر
4 fehum onlardan
5 min -tan (dolayı)
6 megramin borç- غرم
7 muskalune ağır bir yük altındadırlar ثقل
Yoksa sen onlardan ücret istiyorsun da ağır bir borca mı giriyorlar ?
² Din / nefs
Peygamberimiz Allah'a karşı yaptığı iyiliğin ücretini Allah'tan alıyor ve istiyor hatta başkalarına yapmış olsa bile bu iyiliği. İşte dünyalık adına da zorlamıyor Allah da bunu bahane etsinler. Makul yaşayamıyoruz desinler. Yine de bu bahane bile geçerli mi soru işareti elbette
47. AYET
1 em yoksa
2 indehumu yanlarında (mıdır?) عند
3 l-gaybu gayb غيب
4 fehum onlar
5 yektubune yazıyorlar كتب
Yoksa gayp yanlarında ve onlar mı yazıyorlar ?
¹ Din / Allah
İlâhi kaderi Allah doldurur. Yani elimizden gelen dışındaki kaderi Allah yazar o gayb Allah'ın katındadır. Örneğin kötülük yaptıkları halde kendilerine iyi sonuç yazma kudretine ya da değersel olarak da yaptıklarının iyi olduğu zorunlu anlam ile değiştirme kudretine sahip değiller. Özdeşlik ilkesi gereği kötü kötüdür. Ama olumsal manayı da değiştiremezler sonucunda Cezayı alacakları gibi
48. AYET
1 fesbir sen sabret صبر
2 lihukmi hükmüne حكم
3 rabbike Rabbinin ربب
4 ve la ve
5 tekun olma كون
6 kesahibi sahibi gibi (Yunus) صحب
7 l-huti balık حوت
8 iz hani
9 nada seslenmişti ندو
10 vehuve ve o
11 mekzumun sıkıntıdan yutkunarak كظم
Rabbi'nin hükmüne Sabret. Balık Sahibi ( bu kıssasının kahramanı ) gibi olma. Hani o sıkıntıdan yutkunarak seslenmişti.
² Din / nefs
İlâhi kaderde Rabbi'mizin takdir yetkisinde olan hükümlere sabretmek gerekir bu sınavdır elimizde olmayan hükümler. Onların kafirliği de İlâhi kader dahilindedir. Allah dilerse bu dünyada dilerse ahirette cezalandırır. Rabbimiz bir örnek daha veriyor. Elçiyi yalanlayanların cezası Allah katındadır bu konuda esas cezayı verme. Sen sadece sana olan suça ve kendimi düzeltmek adına ceza vermeye yetkilisin. Sadece sabret bunlara. Yalanlayıp ahlâkî kötülük yapanlara.
49. AYET
1 levla eğer olmasaydı
2 en
3 tedarakehu ona yetişmesi درك
4 nia'metun bir ni'metin نعم
5 min -nden
6 rabbihi Rabbi- ربب
7 lenubize elbette atılırdı نبذ
8 bil-ara'i çıplak bir yere عري
9 vehuve ve o
10 mezmumun kınananrak ذمم
Eğer Rabbi'nden bir nimet yetişmeseydi kınanarak çıplak bir yere atılırdı.
² Din / nefs
Allah'a karşı ahlâkî sorumluluğumuz var ve bu çok önemli. Peygamberler ise buna bilişsel olarak çok daha fazla ulaşıyorlar ve Allah'a karşı sapıklık içine düşmeleri ciddi sonuçlar doğurabilir. Ama Allah öyle Merhametli ki İlâhi kaderde O'na nimet uzatarak kullarını Peygamberlerini hidayet yolunda koruyor hatalarına rağmen.
50.AYET
1 fectebahu onun du'asını kabul etti جبي
2 rabbuhu Rabbi ربب
3 fe cealehu ve onu yaptı جعل
4 mine -den
5 s-salihine salihler- صلح
Rabbi Onun duasını kabul etti ve Onu salihlerden eyledi.
¹ Din / Allah
Allah Kuran'da örnekleri bazen parça parça veriyor. Ve muazzam şekilde asla çelişmiyor. Biz öyle görmek istediğimiz için değil Kur'an gerçekten muazzam Kitap ama kalbinin özündeki kötülük için bahane arayanlar sadece hatalarına odaklanmaya çalışır bulamaz ama zanneder sadece. Bu ayette de Allah'a isyan eden sonradan tövbe edip dua eden Balık Kahramanının hikayesi anlatılıyor. Elbette Allah bu şekilde tövbeleri kabul eder. Yeter mi doğru olalım tekrardan bunun için bize gerekli mühleti de verir isterse hiç vermezdi. Yeter ki büyük hatalarımıza karşı mağfiret dileyelim ki Allah bizi affeyleyip bize hidayet ettiği kaderin yolunu çizsin.
51. AYET
1 ve in ve
2 yekadu neredeyse كود
3 ellezine kimseler
4 keferu inkar eden(ler) كفر
5 leyuzlikuneke seni devireceklerdi زلق
6 biebsarihim gözleriyle بصر
7 lemma zaman
8 semiu işittikleri سمع
9 z-zikra Zikr(Kur'an)'ı ذكر
10 ve yekulune ve diyorlardı قول
11 innehu şüphesiz O
12 lemecnunun mecnundur جنن
İnkar eden kimseler Zikri işittikleri zaman neredeyse Seni gözleriyle devireceklerdi. Ve şüphesiz o mecnundur diyorlardı.
² Din / nefs
Allah'a karşı ahlâkî kötü olanların Peygamberine karşı tutumları. Kur'an'daki muazzam bir detayda bu suredeki 2. Ayet ile sondan 2. Ayet arasındaki bu bağ. İşte kâfirlerin ahlâkî azgınlıkları anlatılıyor. Ve O'na kalem aracılığı ile Hakkı öğreten Allah anlatılıyor. Bunlara bak ki Bu Allah'ın Öğüdü müsterih ol deniliyor. Suredeki ayetler arasında kısmen güçlü bağ kismen temel konu üzerinden bağ var ki bu da muazzam bir anlatım.
52. Ayet
1 ve ma halbuki değildir
2 huve o
3 illa başka bir şey
4 zikrun uyarıdan ذكر
5 lil'aalemine alemler için علم
Halbuki O Alemler için bir Zikir'den başka bir şey değildir.
³ Kader / Kitabullah
Bu Kitap Alemler için ahlâkî hakikatleri özünde Allah'ı ve O Allah'a karşı nefsimizin yapması gerekenleri ve Allah'ın kaderini anlatıyor. Bundan başka bir şey değil. Bu hakikat kalbi temiz olmayana ağır gelir yalanlar. Elbette İlâhi kaderde kim neden yalanlıyor ne yapıyor vs bunu Allah takdir eder. Bunlara tam anlamıyla ulaşmak gaybdır imkânsızdır. Ve Aslında bu ayette 1. Ayete göndermedir. Kaleme ve satıra döktüklerine ki bu Zikir'den başka bir şey değildir diye. Ve Peygamberimizin bununla iddia ettikleri gibi Mecnun olmadığı da 2 ve 51 arasındaki ayetlerdeki ilişkide muazzam bahsedilmiştir.
Yorumlar
Yorum Gönder